1 Ekim 2010 Cuma

The Absolute Moral Philosophy of Immanuel Kant


This article deals with the roots of Immanuel Kant’s moral philosophy, the particular disagreement towards it and defense of the philosopher based on his own article “On a Supposed Right to Lie from Altruistic Motives.”

German philosopher Immanuel Kant states in his article, “On a Supposed Right to Lie from Altruistic Motives” that universality of the telling the truth must not have any exceptions, because it is a moral duty to all mankind.

9 Haziran 2010 Çarşamba

Bir Edebiyat Biçimi Olarak Öykü*


Tanım olarak öykü, gerçek veya kurmaca bir olayın belli bir çerçevede ele alınıp, anlatıldığı düzyazı formundaki edebiyat eseridir. Öykünün kişileri, anlatım örgüsü ve geçtiği mekân sınırlıdır. Klasik tarzdaki öykülerde anlatılan karakterler olayın dışına taşmaz; ya da öykünün sonunda olmayan bir karakter başında ya da ortasında da görünmez. Form olarak kısa olduğundan anlatımı da yoğun olan bir türüdür.

Devamı...

7 Haziran 2010 Pazartesi

Edebiyatta Deneme*



En popüler yazı türlerinden biri olan deneme türü, bir tek konu etrafında odaklanan, akıcı bir dille kaleme alınan ve çoğunlukla yazarının şahsî deneyimlerine yer veren bir metindir. ve bakış açısını yansıtan orta uzunluktaki edebi metin.

Bu türün yaratıcısı edebiyatla ilgilinen herkesin simini bir kez duyduğu Montaigne’dir. 16.yy’da yaşamış olan Fransız yazar Michal de Montaigne, kaleme aldığı metinlerin kişisel düşüncelerinin ve deneyimlerinin aktarılmasına yönelik bir girişim olduğunu Denemeler’in önsözünde bizzat kendisi belirtmiştir. 1588 yılında yayımlanan Denemeler’inde Montaigne, yaşamın en gizli yanlarına ilişkin düşüncelerini kusursuz bir ustalıkla ortaya koymuştur; metnin bir diğer şaşırtıcı özelliği de yazarın kendine karşı oldukça dürüst davranmış olmasıdır.

Devamı...

2 Haziran 2010 Çarşamba

Edebiyat Nedir?-2

JEAN-PAUL SARTRE





Şairin bir harekette yer alması yasaklanmış olsa bile bu, düzyazı yazarını bundan muaf tutmak için bir neden olabilir mi? -Bunlarda ortak olan nedir? Düzyazı yazarı yazıyor; bu doğrudur, şair de yazıyor. Ancak bu iki ayrı yazma edimi arasında ortak olan tek şey harfleri çizen elin hareketidir. Geri kalan konularda evrenleri uyuşmuyor ve biri için geçerli olan diğeri için geçerli değildir. Düzyazı, özü itibarıyla yarar güden bir yapıya sahiptir; düzyazı yazarını memnuniyetle sözcükleri kullanan bir kimse diye tanımlarım. (M. Jourdain terliklerini istemek için, Hitler de Polonya'ya savaş ilan etmek için nesir yapıyordu.) Yazar bir konuşmacıdır, belirtir, kanıtlar, emreder, reddeder, soruşturur, rica eder, kızdırır, ikna eder, telkin eder. Bunları boşuna yapsa da, bu nedenle şair değil, bir şey söylemeksizin konuşan bir düzyazı yazarı olur. Böylece dili yeteri kadar tersinden inceledik; şimdi onu doğru olarak görmenin zamanı geldi.

Devamı...

1 Haziran 2010 Salı

Roman Nedir?*


Yazınsal edebiyat türlerinin belki de en popüleri olanıdır roman. Doğuşundan günümüzde kadar, yani Cervantes Don Kişot’u yazmaya niyetlenip de var olan hiçbir yazı türünü beğenmeyip, hepsini bir kazanda harmanlayarak eserini kaleme aldığı 17yy.’dan, teknoloji çağı 21yy.’a kadar geçen 4 asır boyunca roman insanların topluca ya da bireysel okumaktan en çok keyif aldığı edebiyat janrıdır. Hala daha da tahtını koruduğunu söylemek yanlış olmaz.

Edebi türler arasında en genci olan roman, matbaanın yaygınlaşması ve kentli okur kitlesinin ihtiyaçlarına cevap veren yapısıyla gelişmiştir. Roman üzerine kapsamlı araştırmalarıyla bilinen Rus edebiyat kuramcısı Mihail Bahtin romanı “gelişmeye devam eden ve henüz tamamlanamamış tek tür” olarak tanımlar. Bu sürecin halen devam ediyor oluşunun bir nedeni, romanın tarihsel koşullara diğer edebiyat öteki türlerine nazaran daha bağlı olmasıyken, bir diğer nedeni de kurmaca yazının yazara sunduğu engin serbestlik ve deney alanı olmasıdır.

Devamı...

Edebiyat Nedir?-1

JEAN-PAUL SARTRE




... Şairler dili kullanmayı reddeden kişilerdir. Doğrunun araştırılması, bir çeşit alet gibi kabul edilen dil yardımıyla ve onun içinde gerçekleştiğinden dolayı şairlerin gerçeği tanımaya, ya da ortaya koymaya çalıştıkları sanılmasın. Onlar, dünyayı adlandırmayı da akıllarından geçirmezler; gerçekten de hiçbir şeyi adlandırmazlar, çünkü adlandırma, adın sürekli olarak adlandırılan nesnenin karşısında yok olmasını içerir. Ya da Hegel'in dediği gibi söylersek, bu işlemde ad, temel öge olan nesne karşısında önemsizmiş gibi kalır.

Devamı...

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Karşılaştırmalı Edebiyat Üzerine Akademik Kaynaklar

Türkçe'de yakın zamana kadar Karşılaştırmalı Edebiyat alanına dair yayınlanan akademik çalışmalar oldukça kısıtlı yayınlardan oluşuyordu. Geçtiğimiz on yıl içerisinde hem bölüme olan ilgi üniversiteler düzeyinde arttı hem de alanlarında uzman isimler ard arda çok değerli çalışmalar yayınladılar. Aşağıda Karşılaştırmalı Edebiyat alanına dair yayınlan eserleri ve makalelerden örnekleri bulabilirsiniz.

Devamı...

28 Mayıs 2010 Cuma

Üniversitelerde Karşılaştırmalı Edebiyat Eğitimi

2010 yılında Karşılaştırmalı Edebiyat bölümleri Yükseköğretim Kurumu'nun sınav sisteminde yaptığı yeni değişikliklere göre, bütün üniversite adaylarının girdiği YGS'ye ek olarak LYS-5 olarak kategorilendirilen sınav ile Dil-1 alanından öğrenci alacak.
(Seneye OSYM'nin yeni süprizi olur mu bilemiyoruz!)

Devamı...

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Karşılaştırmalı Edebiyat'çıların Hayali Öğretmenlik





Geçtiğimiz hafta, "Karşılaştırmalı Edebiyat'a öğretmenlik hakkı verin" konulu yazımla ilgili birçok mail ve telefon aldım. Üniversiteler ve öğrencilerin genelde ortak görüşü, haklı olduğumdan yanaydı. Bu arada sayıları az da olsa, yanlış düşündüğümü belirtenler de oldu. Bu konuda iki üniversitemizin düşüncelerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Devamı...

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Karşılaştırmalı Edebiyat'a öğretmenlik hakkı verin


Türkiye'nin AB ile sürdürdüğü üyelik görüşmelerinde eğitim, bilim ve kültürdeki başlıkları başarıyla tamamlandı. AB, eğitimde 29 kritere göre değerlendirme yapıyor. Eğitim alanındaki çalışmaları 13 ana başlık altında toplayan AB, değerlendirmede özellikle yabancı dil öğrenimini esas alıyor. Bu düşünce karşısında da MEB yabancı dil alanına özel ilgisi olan öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap verebilmek amacıyla müfredata ağırlıklı olarak dil dersleri koydu. Böylece haftalık ders saatleri ve yükü AB ülkeleri ile uyumlu hale getirildi.

Devamı...

23 Ağustos 2009 Pazar

İngilizce Öğretmenliği Hakkı



1- Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü mezunlarının İngilizce Öğretmeni olmaları için gösterdiğiniz gayretleri tüm gücümüzle destekliyoruz. Her konuda okuyucusunun yanında olan SABAH' ın, bu konuda da yanımızda olmasından dolayı herkese teşekkür ediyoruz.

Devamı...

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Karşılaştırmalı Edebiyat'a Olumlu Bakıyor


Geçen hafta Haber Türk'te "Basın Kulübü" programında eğitim tartışıldı. Öncelikle programında eğitim sorunlarına yer veren değerli dostum Melih Meriç'e teşekkür ederim. Programda konusunun uzmanı gazeteciler vardı. Konuğumuz ise Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'ti . Çelik, kendisine yöneltilen tüm soruları açık yüreklilikle ve bilimsel yanıtladı. Sorunlara "neden, niçin, nasıl" ilkeleriyle yaklaştı.

Devamı...

20 Ağustos 2009 Perşembe

Karşılaştırmalı Edebiyat ve AB



Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ortaöğrenimi yeniden yapılandırdı. Buna göre tüm genel ve mesleki-teknik orta öğrenimde süre 4 yıla çıktı. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik "AB'nin önünde eğitim, araştırma, bilim, istatistik gibi konular öncelikli" diyerek 4 yıllık eğitimin gerekçesini belirtti.

Devamı...

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Ders İzlekleri ve Kaynak Kitaplar-2



Edebiyat ve Hukuk sitesinin sahibi sayın Öykü Didem Aydın, "Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi -Dünya Edebiyatı I: Temel Liste" başlığı altında, biri uzun biri kısa olmak üzere iki liste yayınlamış. Kendisi bu çalışmayı, Alman üniversitelerinden derlediğini belirtiyor ve özellikle Türkçe eserlere karşılaştırmalı edebiyat kanonunda seyrek yer verilmesine üzüldüğünü dile getiriyor.

Devamı...

7 Haziran 2009 Pazar

Montaigne Denemeler Bölüm-3


İNSAN VE ÖTESİ

Kendini beğenmek insanın özünde, yaratılışında olan bir hastalıktır.
İnsan yaratıkların en zavallısı, en cılızıdır öyleyken en mağruru da
odur. Şurada, dünyanın çamuru ve pisliği içinde oturduğunu, evrenin
en kötü, en ölü, en aşağı katında, göklerin kubbesinden en uzakta, üç
cinsten yaratıkların en kötü haldekileriyle birlikte, dünya evinin en alt
katına bağlı ve çakılı olduğunu bilir, görür ve yine hayaliyle, aydan
yukarılara çıkıp gökleri ayaklarımın altına indirmek sevdasıyla yaşar.

Devamı...

6 Haziran 2009 Cumartesi

Montaigne Denemeler Bölüm-2



Devamı...

5 Haziran 2009 Cuma

Montaigne Denemeler Bölüm-1



OKUYUCUYA

Okuyucu, bu kitapta yalan dolan yok. Sana baştan söyleyeyim ki,
ben burada yakınlarım ve kendim dışında hiçbir amaç gütmedim. Sana
hizmet etmek yahut kendime ün sağlamak hiç aklımdan geçmedi;
böyle bir amaç peşinde koşmaya gücüm yetmez. Bu kitabı yakınlarım
için bir kolaylık olsun diye yazdım. İstedim ki beni kaybedecekleri
zaman (ki pek yakındır) hakkımda bildikleri, daha ayrıntılı ve daha
canlı olsun. Kendimi herkese beğendirmek niyetinde olsaydım, özenir,
bezenir, en gösterişli halimle ortaya çıkardım. Kitabımda sade, doğal
ve her günkü halimle, özentisiz bezentisiz görünmek isterim, çünkü
ben kendimi olduğum gibi anlatıyorum. Burada kusurlarım, nasıl bir
adam olduğum, edebin, terbiyenin izin verdiği ölçüde, açık olarak
görülecektir. Hala ilk doğa kanunlarının rahat serbestliği içinde
yaşadıkları söylenen insanlar arasında olsaydım, emin ol ki kendimi
tastamam ve çırılçıplak da gösterirdim. Kısacası, okuyucu, kitabımım
özü benim: Boş zamanlarını bu kadar sudan ve anlamsız bir konuya
harcaman akıl karı olmaz. Haydi uğurlar olsun.
(Montaigne 1 Mart 1580)

Devamı...

Site Hakkında...

Karşılaştırmalı Edebiyat şimdiye kadar
kez ziyaret edildi. İlginize teşekkür ederiz ::
© 2006-2010 9Kare.Net Yazı İşleri Ürünüdür :: iletişim ::
Resized Header Image Copyright © DHester by freewebpageheaders.com

© Blogger templates The Professional Template Tasarım: Ourblogtemplates.com 2008


PageRank Checking Icon

Takipçilerimiz